Su: 2. Süreç

Esin Aykanat Avcı

Zaman, su gibi,
Su, zaman gibi.
Zapt etmeye çalışırım,
Akmaya devam eder.
Ne kadarını görürüm?
Ne kadarını bilirim?
Ne kadarına şahidim?
Bir ömür bile değil,
Her şey ben yüzümü çevirene kadar,
Bir an kadar…

“İnsan kendi haline bırakmaya gücünün yettiği şeylerin sayısı kadar özgürdür.” der Thoreau. Yani her şeyi zapt edebileceği yanılgısını bir kenara bırakıp içerisinde yaşadığı doğanın bir parçası olduğunu kabul etmekten korkmadığı zaman özgür insan. Bir ömür geçer yer yüzünde ama doğanın, kendi hayatının, zamanın her anına şahit olmanın imkanı yoktur. Yüzümüz nereye dönükse, o kadarını görürüz. Gördüklerimizden dikkat kesildiklerimizi biliriz ancak. “Su” ile yaratılan her bir yeni süreç ve doğanın sürecinden ödünç alınıp dahil edilen kesitler, kimin hangi anına şahit olacağı bilinemez, kimsenin tamamına şahit olamadığı, başı belli, sonu tahmin edilemez bir ömür gibi. Zapt edilemeyen, özgür olan zaman gibi, yaşam gibi, ölüm gibi, sessizce gerçekleşen bir yıkım, değişimle gerçekleşen bir inşa gibi, suyun ta kendisi gibi… – Esin Aykanat Avcı

Esin Aykanat Avcı, “Su: 2. Süreç”, Galeri Siyah Beyaz, Özel Şeyler Proje Mekanı, Ankara, 12.01 – 13.02.2019.

Fotoğraflar: Erhan Avcı