Benlik Katmanları

Özlem Kaçmaz

İnsan, doğum ve ölüm arasındaki sınırlı süreçte, içsel ve dışsal etkenlerle sürekli dönüşür ve kendi benliğini inşa etme çabası içerisine girer. Yaşamın içinden geçerken, yaşanan olumlu ve olumsuz deneyimlerin birikimleri, bir ağacın gövdesindeki halkalar gibi, insan benliğinde katmanlar oluşturur.

Doğumdan ölüme devam eden evrilme sürecinde birey, kendini tehdit altında hissettiği ve yabancılaştığı dünyada, kendi kimliğini inşa etmek; varoluşunu gerçekleştirmek ve iç bütünlüğünü sağlamak için sürekli çabalar. Dönen bir çarkın aynılaşmış vidalarından olmamak için kendi benliğini gerçekleştirmesi gerekir. Bu süreçte insan, düşündükleri, seçtikleri ve eylemleriyle kendini belirler.

Varoluş problematiği bağlamında, tuval üzerine boyayla gerçekleştirilen “Sistemin Çeldirici Kuşatması Altında” adlı seride, özne, albenisiyle birlikte bireyi kuşatan kaotik bir ortam içinde betimlenir. Yaşam alanımıza sızanlar, şiddet içeren ve sömüren yüzünü her zaman göstermez. Zihnimize ve tüm hücrelerimize nüfuz eden bir manipülasyon ağı içerisinde benliğimizi gerçekleştirmek, özgürce kimliğimizi inşa etmek özel bir çaba gerektirir. Sistemin çeldirici oyunları içinde var olmaya çalışan birey, kendini ve yaşamı yakalamaya çalışır.

Bir diğer grup olan asamblaj çalışmalarında, yaralanma ve inşa sürecinin bir aradalığı vurgulanmıştır.  Antik Mısır’da, inanç sistemlerine göre, ölen kişinin ikinci bir hayata başlayacağı düşünülerek, bedenlerini ve kimliklerini korumak amacıyla, yüz bölümüne portre ya da mask yerleştirilmiş mumyalar yapılırdı. Mumya beden, hem ölümü hem de yeni bir yaşam biçimini aynı anda içinde barındırmaktaydı. Antik Mısır’daki mumyalara gönderme yapan çalışmalarda mumya beden, bir yandan yaşam içerisinde yaralanan, örselenen bedenleri, ruhları ve kimlikleri simgelerken; diğer yandan yaralarını sağaltmaya, parçalanmışlıklarını bütünleştirmeye, benlik bilincini ve kişiliğini oluşturmaya çalışan varoluş çabası içindeki bireyi metaforik bir yolla ifade etmektedir.

Fayyum Portreler

Antik Mısır’da, inanç sistemlerine göre, ölen kişinin ikinci bir hayata başlayacağı düşünülerek bedenleri mumyalanır ve kimliklerini korumak amacıyla mumyaların yüz bölümüne portre ya da mask yerleştirilirdi. M.S. 1. ve 3. yüzyıllar arasında Fayyum bölgesinde yapılan bu portrelere, sanat tarihinde Fayyum Portreler adı verilir. Mumya beden, hem ölümü hem de yeni bir yaşam biçimini aynı anda içinde barındırmaktaydı.

Antik Mısır’daki mumyalara gönderme yapan çalışmalarda mumya beden, bir yandan yaşam içerisinde yaralanan bedenleri, ruhları ve kimlikleri simgelerken; diğer yandan yaralarını sağaltmaya, parçalanmışlıklarını bütünleştirmeye, benlik bilincini ve kişiliğini oluşturmaya çalışan “varoluş çabası” içindeki bireyi metaforik bir yolla ifade etmektedir.

Özlem Kaçmaz’ın “Benlik Katmanları” sergisi, 19 Kasım – 19 Aralık 2019 tarihleri arasında Detay Sanat’ta görülebilir.

Fotoğraflar: Özlem Kaçmaz