Yüzleşme

Gülay Karakuş’un “Yüzleşme” Sergisi Üzerine
Küratör Serap Emmungil

Ankara’da doğan ve sanatsal çalışmalarını Ankara, İstanbul ve Bitlis’te sürdüren Gülay Karakuş’un otoportrelerinden oluşan “Yüzleşme” adlı sergisi, portreler üzerinden bir yol ve yolculuk hikâyesini anlatır. Bir varoluş probleminden hareketle, kişinin kendini bulma amacıyla çıktığı, içe ve dışa dönük bu yolculukta, insanlığın karanlık tarihiyle yüzleşmeler ve kendi gerçekliğini sorgulamalar ön plana çıkıyor.

Sergide yer alan resimler, tomografik çekimlerle elde edilen görüntülere dijital ortamda müdahalelerle yapılan portrelerden oluşuyor. Sanatçının yaratım sürecinde, tomografik görüntüleme tekniğinin sınırlılıklarıyla elde edilen biçimler, kişisel olanın izlerinin, evrenselin içinde eriyip zamansız ve mekânsız bir etkiye kavuşmasıyla, içeriğe de katkı sunmaktadır. Görüntülerde iç bükeyin ve dış bükeyin gelgitler halinde olması ve içten görünüşle dıştan görünüşün aynı anda görünmesinin yarattığı, bakışın içeriden mi dışarıdan mı olduğu konusunda ortaya çıkan belirsizlikler, evrensel olana ulaşmanın yanı sıra evrenin kendisine nüfuz edebilme ya da evrenin kendisi olma hissini yaşatıyor. Sanatçı, renk seçimi ve biçimlendirme anlayışıyla resimlerinde kendini evrenle bütünleştirirken, görüntüyü zihnimizdeki evren fikrinin biçimsel yönüyle ilişkilendirerek, izleyicinin de evrenle özdeşleşmesine olanak sağlıyor. İçerinin ve dışarının şeffaf bir şekilde görünürlüğü, bir aydınlanma etkisiyle insanın kendi iç gerçekliğiyle yüzleşmesine izin veriyor.

İsimsiz 5, 100x100cm, Pleksi üzerine dijital baskı, 2020.

Portreler, kendi gerçekliğini sorgulama sürecindeki insanın hallerini sunuyor. İdeal olanı aradığı bu yolculukta, kendi gerçekliğiyle de yüzleşmek zorunda kalan insanın hikâyesi, dış dünyadan kendi içine doğru ya da tam tersi bir yolculuk fikriyle anlatılıyor. İçe ve dışa doğru yapılan bu yolculuklar, şu anki gerçeklikten kopan kişinin aslında herhangi bir yere ait olmadığını fark ettiriyor.

Değişim ve dönüşüm döngüsünde varlığını sorgulayan insan, kendi bütünlüğünü oluşturan parçaları travmatik bir şekilde tek tek kopartıp bunlarla yüzleşir. Bu noktada söküp alma ve yerinden çıkarma eylemleri, var oluşa dair bir sorgulamanın işaretidir. Resimlerde yer alan, bütünden kopmuş parçalar, kendinden uzaklaşarak dışarından bakmayı, kendinden kopan parçayla ilgili düşünmeyi ve yüzleşmeyi temsil eder.

Resimlerde kopmuş izlenimi veren bu parçalar, uzağında durduğumuz, farkında bile olmadığımız kendi gerçekliğimizle ilişkilerimizin hallerini sunar. Kimi zaman kendi gerçekliğimizin bizi izlediğine, kimi zaman bizi tehdit ettiğine ya da yaraladığına şahit oluruz. Resimlerde çeşitli şekilleri ve anlamları olan bu parçaları yakalamak için, peşinden umutla gidildiğine rastlıyoruz. Kişinin kendisinden kopan parçalara bakışının da izlenebildiği resimlerde, bakan ve bakılanın kim ve ne olduğunun da sorgulandığına şahit oluyoruz.

İnsanın, insanlık tarihinin karanlığında, kendi gerçekliğiyle yüzleşmesine ve sorgulamalarına araç olan bu parçalar, geçmişten günümüze, kendinde var olan yıkıcı değerlerle ilişkilendirilebilir. Bu karanlık yönleri sorgulayan insan, isteklerinden vazgeçerek ve kendini yıkıp yok ederek yeniden yaratmaya çabalar.

Sonsuz derinlikteki belirsiz mekânda, kendi karanlığıyla kafa kafaya verip, kimi zaman kendine sırtını dönerek, kimi zaman gerçekleri görmeyi reddederek, kişi, kendi dışındaki gerçekliğin içinde olmak zorunda kalışını, kabullenme ve inkâr arasında bir ikilem içindedir. Bu, sözsüz iç diyalog, bir spot ışığı altındaki sancılı sorgulamayı andırır.

Yer kabuğunun fay hatlarındaki kırılmalar gibi; evrenin bir örneği olan insanın kendi içinde yaşadığı kırılma, çökme, kopma ve yırtılmalar; çıkılan yolculukta varlığa dair bir kopuşun, bir dönüşümün başlangıç anını düşündürür. Yerinden sökülmüş bir şeyin ardında kalan iz, yeni bir ruhsal aşamaya varıldığını gösterir. Resimlerde yer alan dumansı etkiler bu ruhsallığın anlatımını güçlendirir. Resimlerdeki silme etkileri ise bireyin varoluşuna müdahalelerin, bütünlüğünü bozan travmaların etkileriyle kaybettiği hafızayı temsil eder.

İsimsiz 3, 110×100 cm, Pleksi üzerine dijital baskı, 2020

Sabahın ilk saatlerinde, tarihin derinliklerinden karanlığı delerek gelen, güneşin zaman ötesi ışığı, gözümüze çarparak geçmişin, şu anın ve geleceğin bir araya gelmesini sağlayan kutsal bir ışık gibi yaşama dair umudu yüceltir.

Karanlıklarla sancılı yüzleşmelerin sonucunda, bireyden evrene, evrenden bireye, bilgelikle dolu bir gülümseme yansır. Kişisel hikâyenin samimiyetini de taşıyan bu gülümseme, milattan öncesine dayanan ruhsal aydınlanma ve uyanma fikrini aşılar. Yok olmayı da içeren bu sancılı varoluş süreci, Gülay Karakuş’un resimlerinde, umutlu bir arayışı yansıtır.

Detay Sanat Galerisi çatısı altında 28 Mayıs – 26 Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleşen online sergi, dijital ortamda Detay Sanat Galerisinin Instagram ve Facebook sayfalarının yanı sıra gulaykarakus.com adresi üzerinden izlenebilmektedir.

Serap Emmungil, Ankara, 2020

 

Özgeçmiş – Gülay Karakuş 

Ankara doğumlu sanatçı, 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. 2012 yılında Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Anasanat Dalı’nda “Tomografik Portreler” başlıklı teziyle yüksek lisans öğrenimini tamamladı. 2020 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Anasanat Dalı’ndan “Simurg Söyleni Üzerine Görsel Anlatılar” başlıklı teziyle sanatta yeterliğini tamamlayan sanatçı; yurt içi ve yurt dışında pek çok karma sergiye katılmıştır. “Yüzleşme” adlı sergi sanatçının dördüncü kişisel sergisidir. Sanatsal çalışmalarını Ankara, İstanbul ve Bitlis’te sürdürmekte olan Gülay Karakuş halen Bitlis Eren Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Kişisel Sergiler

  • (2011) ‘‘Tomografik Portreler’’ TMRT-DER 9. Ulusal Radyoteknoloji Kongresi- İzmir
  • (2012) ‘‘Tomografik Portreler’’ A.Ü. Tıp Fak. İbn-i Sina Hast.- Ankara
  • (2012) ‘‘Tomografik Portreler’’ Gazi Üniversitesi GSF Sanat Galerisi- Ankara

Karma Sergiler

  • (2004) Hacettepe Üniversitesi GSF Heykel Bölümü Desen Sergisi-Ankara
  • (2004) Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Gençlik Sergisi- Ankara
  • (2005) Hacettepe Üniversitesi GSF Mezuniyet Sergisi- Ankara
  • (2005) 66. Devlet Resim ve Heykel Yarışması Sergisi- Ankara
  • (2006) 8. Zeytinli Zeytin Festivali, Balıkesir
  • (2006) 6. ve 7. Hasanoğlan Gezici Sanat Bayramı Resim, Fotoğraf, Heykel Sergisi-Anadolu Medeniyetleri Müzesi
  • (2007) Şefik Bursalı Resim Yarışması Sergileme- Ankara
  • (2007) AKM, ART FORUM Gençlik Sergisi- Ankara
  • (2008) Güney Kültür ve Sanat Festivali- Denizli
  • (2009) AKM Karma Kolaj Sergisi-Ankara
  • (2013) 2. Uluslararası Kaş Lantana Resim Çalıştayı- Antalya
  • (2013) BRHD 43. Yıl Sergisi, ÇSM- Ankara
  •  (2014) Uluslararası Resim, Heykel, Seramik Sergisi- Cadencia Art Fashion- İstanbul
  • (2014) BRHD 44. Yıl Sergisi, ÇSM- Ankara
  • (2014) Uluslararası Kaş Orcholiday Çalıştayı- Antalya
  • (2015) Koan, İstanbul Deniz Müzesi, İstanbul
  • (2015) BRHD 45. Yıl Sergisi, ÇSM- Ankara
  • (2016) City As Home- Berlin- Almanya
  • (2016) TÜSGAD III ‘‘Gençlerle Birlikte’’ ÇSM- Ankara
  • (2016) Savaş Ve Barış II, ÇSM- Ankara
  • (2018) Ayna, Aysel Gözübüyük Sanat Galerisi- Ankara
  • (2018) İlhan Koman Yerine Konana Kadar, TMMOB- Ankara
  • (2018) I. World Art Youth Forum Sharm Elsheikh- Mısır
  • (2019) Can Suyu, H.Ü. GSF. Turan Erol Sanat Galerisi- Ankara
  • (2019) BRHD 49. Yıl Sergisi, ÇSM- Ankara
  • (2019) Günümüz Sanatından Bir Kesit, H.Ü. GSF. Turan Erol Sanat Galerisi- Ankara