Atölyedeki Sanatçı: Lütfi Özden

İçine çekildiğim işlik
dokunarak düşündüğüm yerdir

İşliklev bir tür ses tasarımı odasıdır. Sesin yaptığım tasarımlarla sorgulamaları ve sesi varetme hallerinin deneyimlendiği yerdir. Bir çalgının ustaca çalınmasının yerine öncesi olmayan, o an gerçekleşen dokunmalarla; sesle birlikte oluşmakla ilgili, zaman öğesinin de dahil edildiği süreçtir aynı zamanda. Sesi sorgulamak ve ses elde etmek üzere tasarladığım ses düzenekleri, yaşamda bir sağaltım ya da iyileşme önermez. Tamamen yeni tasarımlar üzerinden sürpriz karşılaşmalarla –tıpkı yaşamda olduğu gibi- bazen rahatsız edecek boyutta bir deneyimleme ve oluşumu da önerir.

Farklı mekanlarda devam edecek olan işliklev projesi; CerModern’nin sanatçı atölyesi programı dahilinde, ses üzerine düşünce ve üretim aşaması oldu.

Mekan olarak işlikle ilk karşılaşmam, katran ve incir ağacı tahtalarının kokusunda büyüdüğüm evdir. İşlik, içine doğduğum evde işliklev (işlikli ev) adıyla bildiğim, ahşap ve kızılçam kabuğu ile çevrilmiş, eve eklenmiş çalışma odasıydı. İşliklevin ne bedenimde kalan kokusu ne de belleğimdeki yeri benden uzaklaşmadı. Çocukluğumda kendi oyuncağımı yaparken elimde oluşan izler gibi, belleğimde iz eden işliklevin çentikleri hayalle gerçek arası durur.

Sürdürülebilir bir bağlamda ele aldığım çalgı/ ses tasarımı düşüncesinin doğaya, insana ve kente değen katmanları bulunmakta. Sese dokunmayı önerme düşüncem, endüstriyel yaşamda ortaya çıkan yaşanmamış, değilmemiş tanımsız çokluk karşısında bir tür katılımcılık ve iletişim çağrısıdır. Çok yönlü olarak yaşanan travmalar ve sonrasında yaşanan çoklu organ yetmezliği ve çöküş, çağdaş bir gerçeklik gibi durmakta. Bu noktada işitmeye, konuşmaya, dokunmaya, düşünmeye, iletişime… dair azalmalar karşısında yapım aşamasından çalım deneyimlemelerine kadar açık hale getirdiğim işlik önerisi, dokunarak ve yan yana gelecek ses katmanlarıyla bir aradalığı ve doğrudan/ nesnesiyle çoğalan bir iletişimi olanaklı kılmaktadır. Tasarlamış olduğum tek bir teli olan çalgının çalım sırasında yaratacağı deneyim kadar, çoklu tel yapısıyla tasarladığım çalgı da çalan kişinin deneyimlemesiyle var edeceği sesi tanımlayacak özelliktedir. Süreç içinde standartlaşmış ölçü ve seslerin yerine farklı ve keşfe dayalı deneyimleri açık hale getirdim. Hızın yerini yavaşlamaya bıraktığım işliklev, birlikte oluşum mekanıdır.

İşliklevde ortaya çıkan çalgılar bir yanıyla, çalınan bir ezginin tekrar edilebilmesini olanaklı kılan çalgılardır. Diğer taraftan bir kez elde edilen sesin tekrar elde edilemeyeceği çalgılar ise; doğaçlamayı öneren ses düzenekleridir. Kent peyzajındaki ağaç dallarından, kentin yapıtaşları olan beton ve demir filizlerine kadar, ses yapılabilir şeylerin tasarımını öne çıkardığım çalgılar bu türdendir. Bu çalgılarla sesi ara yüz olmaktan çıkararak çalan kişinin deneyimlem.esine, doğaçlamasına açık hale getirmiş olmaktayım.

İşliklev sürecinde ortaya çıkan ses düzenekleri, çalgıların tasarım aşamasında ortaya çıkan çizimler notlar, video, fotoğraf ve ses kayıtları dokümantasyon olarak sürecin hafızasını oluşturmaktadır. İşlik ortamında belli bir aralıkta sessizliğe yaslanarak var olan sesler kadar, çevresel gürültü, doğa sesleri de dahil olmak üzere, farklı malzemelerle elde ettiğim seslere ait grenler –katmanlar da bütünün parçasıdır. Boyar madde olarak kullandığım kurum, sessiz bir alan olarak beyaz kağıt üstündeki haliyle sesin izlerini açığa çıkarmada provake edici bir malzemedir. Başka bir çalışmada üzerine deri gerdiğim bir kaidede duran, altın varakla müdahale ettiğim beton kilit taşının demir filizleriyle seslendirilmesi fikri; kent dokusuna gönderme yapan serbest çalımlı bir ses düzeneğidir. Bir tür çağdaş sunak taşından, kaldırım kilit taşı üzerinden elde edilecek ses/ düşünce deneyiminden söz etmek olasıdır. Taşa yazılı metin gibi, betona eklenen sesten ve dışlaşan paylaşımdan söz etmek gibi bir durum bu.

Endüstrileşmiş kayıt deneyimlerinin ve izolasyonunun yerine işliklev mekanında elde edilen seslerin kayıtları sürecin izlerini niteleyen bir dokümantasyon ve dağıtıma açık fanzin özelliğindedir.

İşliklev, ortaya çıkan nesnelerle; sesler, tasarım ve düşüncelerle kendi hattı üzerinden bir sonuç önermek yerine, sürekliliği ve değişimi içine alan yanıyla, sürdürülebilir olanın keşfiyle devam edecek özellikte bir çalgı/ ses projesidir.

lütfi özden
eylül 2016

Lütfi Özden’in “İşlik:l:ev”i 30 Eylül -9 Ekim 2016 tarihleri arasında CerModern’de görülebilir.

Daha fazla fotoğraf için: Güncel Sanat Arşivi

Paylaş